• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/asikaragumruk/
  • https://twitter.com/karagumruk_fan

BABA HAKKI

HAKKI YETEN

1926'da kurulan Karagümrük takımında 16 yaşında futbola başlayan Baba Hakkı, 1931 yılına kadar giydiği Kırmızı-Siyahlı formayla o dönemde Karagümrük tarihinin en çok gol atan futbolcusu ünvanını aldı. Daha sonra transfer olduğu ve teknik direktörlük ile başkanlıkta yaptığı Beşiktaş camiasının sembol ismi oldu.



Karagümrük ve Türk futbolunun efsane isimlerinden Hakkı Yeten, 3 Aralık 1910 yılında doğdu.

1 yaşında iken ailesi İstanbul’a yerleşen Hakkı’nın babası Binbaşı Mahmut Nedim Bey, 1914’de I. Dünya Savaşı’nda şehit oldu. 5 kardeşiyle birlikte yaşam mücadelesi veren Hakkı Yeten, askeri okula yazıldı. Bu dönemde Karagümrük’te futbola başladı. 

Beşiktaş’ın ‘Baba Hakkı’sı daha evvel Karagümrük’ün ağabeyi idi. Hakkı bizde oynarken her yaptığımız maçtan onun attığı gollerle galip çıkardık. O, gençliğinde ne yaman delikanlı idi. Şutlarını daha o zamanlar, hiçbir kaleci karşılayamazdı. Gerek Kırmızı-Siyah forması altında gerekse askeri talebe maçlarında oynarken bütün gözler ona çevrilirdi. Evvelâ, Zeki Rıza Sporel, Hakkı’yı Fenerbahçe’ye almak için uğraşırken, Beşiktaşlı Şeref Bey daha atik davranarak Siyah-Beyazlı kulübe kazandırdı. Baba Hakkı, Türk futbolunun ender yetiştirdiği bir kıymettir.

1929 senedi idi. O zamanın Bozkurt Kulübü, Karagümrük'le bir maç almıştı. Oyun Halıcıoğlu sahasında yapılacaktı. Maç günü mezkûr sahaya gidildi. Saatinde takımlar karşılıklı dizildiği zaman, Bozkurt takımı devrin kuvvetli kulüplerinin futbolcuları ile takviye edilmişti. Rakip kaleyi zamanın meşhur kalecilerinden Harbiyeli Sırrı (Paşa) koruyordu. Maç başlamak üzere; Bizim 'Baba' Hakkı meydanda yok. İdareciler ve taraftarlar telaş içinde Hakkı'nın yolunu gözlüyorlardı. Oyuna başlandı. Az sonra da Hakkı, Balat istikametinden gelen bir sandal içinde göründü. Bizler oyunu bırakmış, sevinçle ona doğru koşmaya başlamıştık. Maça geç kaldığını kendi de anlamış olacak ki; Hakkı, sandalda soyunuyordu. O sahile çıktı, bizler de Takım Kaptan'ı Sebahattin' geldiğini haber verdik. Fakat Kaptan Hakkı'nın geç kalmasına kızarak oyuna sokmadı. O zamanlar takımda çok sıkı disiplin vardı. Devre golsüz kapandı…

Maçın ikinci yarısında Hakkı'nın oynaması için İdareciler Sabahattin'i ikna ettiler. Kaptan da verdiği cezayı kafi görerek bu bomba futbolcuyu oyuna dahil etti. Ve o gün yarım devre oynayan Hakkı, Bozkurt Takımı'na ham de Sırrı gibi kaleciye: Tam 6 gol attı ve maç ta böylece; Karagümrüğün 6–0 galibiyetiyle sona ermişti. O gün Hakkı'nın şutlarına dayanamayan Sırrı, kaleyi terketmişti...

Bu maçı müteakip hafta idi; Her karşılaşmada Karagümrük'e mağlup olan Davutpaşalılar, bu defa rövanşlarını almak gayesiyle, bizimle tekrar karşı karşıya geldiler. Müsabaka, Kasımpaşa Camialtı Sahası'nda oynanmıştı. Taraflar karşılıklı dizildiğinde, o zamanın çok kuvvetli Süleymaniye’si; Davutpaşa formasıyla sahaya çıkmıştı. Onlar kendilerine o kadar emindiler ki, maça başlamadan evvel, geride oynayanlar muhacimlerine 'Biz topları havadan ileri uzatır, sizler de golleri sıralarsınız' diyorlardı. Hâlbuki onlar bizim karayağız bombacıyı bilmiyorlardı. Maç başlar başlamaz Hakkı, rakip müdafayı hallaç pamuğuna döndürüp, bomba şutları ile golleri yapınca, kendine güvenenler şaşırıvermişlerdi. O gün; Davutpaşa namı altında karşımıza çıkan Süleymaniye’yi 7–0 mağlup ettiğimiz maçta gollerin altısını tek başına Baba Hakkı atmıştı.

Beşiktaş’ın ‘Baba Hakkı’sı daha evvel Karagümrük’ün ağabeyi idi. Hakkı bizde oynarken her yaptığımız maçtan onun attığı gollerle galip çıkardık. O, gençliğinde ne yaman delikanlı idi. Şutlarını daha o zamanlar, hiçbir kaleci karşılayamazdı. Gerek Kırmızı-Siyah forması altında gerekse askeri talebe maçlarında oynarken bütün gözler ona çevrilirdi. Evvelâ, Zeki Rıza Sporel, Hakkı’yı Fenerbahçe’ye almak için uğraşırken, Beşiktaşlı Şeref Bey daha atik davranarak Siyah-Beyazlı kulübe kazandırdı. Baba Hakkı, Türk futbolunun ender yetiştirdiği bir kıymettir. 

Futbol oynadığı dönemlerde tüm dünya savaş içinde olduğundan milli maçlar çok ender yapılıyordu. Bu sebeple sadece 3 kez Milli formayı giyebildi...

Asaf Ayçıl, Dünden Bugüne Karagümrük, 1982  






Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam6
Toplam Ziyaret6376
SOSYAL MEDYA



Hava Durumu
Takvim